Tenceremde Pişenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tenceremde Pişenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2015 Cumartesi

Antep Usulü Zeytinyağlı Kara Kabak Dolması


Geçtiğimiz günlerde annemler kısa bir memleket ziyeretine gideceklerdi ki ben de adetim olduğu üzere onlar yolculuğa çıkmadan önce son akşam yemeğimizi beraber yemek üzere ufak çaplı bir sofra hazırladım.
Mevsim yaz olunca ben dolmalı sofraları pek bir severim, daha öncesinden de Antep usulü doldurup annemlere götürdüğüm dolmalarım tam not alıpda annem '' baban dolmalarını pek bir beğendi, tam usulünce Antepliler gibi salçalı, acılıca ne güzel yapmış'' diyince memnuniyetle bi havalara girdim :)))) hadi yine ondan yapıyım dedim :))

Markette özellikle yaz gelse de şu sevimli kabaklardan çıksa diye beklediğim Kara Kabakları (Girit Kabağı da deniyor) görünce hemen özenle aynı boy olanları seçtim :)

Babam menü uyumuna pek bir dikkat eder ( yemek seçer demiyorum... sadece sırf pirinçle ya da sırf bulgurla ya da sadece etle donatılmış sofraları sevmez. Bir tane pirinçli varsa diğeri mutlaka bulgurlu olmalı ya da tam tersi... ) Ben de menüyü ona göre şekillendirmek istedim. Ana yemeğimin Sac Kavurma olmasına karar verince , dolmamda zeytinyağlı ve pirinçli olacağından pilav olarak bulgur pilavını tercih ettim. Tabiii çoban salata ve ayranla tamamlanınca tam bizim damak tadımıza uygun bir Anadolu sofrası hazırlamış oldum :)

Antep usulü dolmaların özelliği salçalı ve acılı olmasıdır, ister zeytinyağlı ister etli olsun bu kural şaşmaz :)))  Salça ve acı mutlaka olacak...Bir de kuru reyhan sanıyorum işin püf noktalarından biri , bu kez ben de kendimden bir yorum kattım ve taze soğan ilave ettim, Dolmayı yerken damağımda bıraktığı nefiss tadı alınca bundan sonra bütün dolmalarımda mutlaka taze soğan da kullanmaya karar verdim :) 

Bakalım ben nasıl yapmışım. 

Malzemeler:
  • 20 adet Kara Kabak
  • 1,5 su bardağı pirinç 
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 çorba kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1'er çorba kaşığı pul biber, kekik, kuru nane
  • 1'er tatlı kaşığı tuz ve kuru reyhan
  • Bir tutam maydanoz 
  • 4 - 5 dal taze soğan ( özellikle tavsiye ederim )
  • 1 çay kaşığı toz şeker 
  • Zeytinyağ 
Yapılışı:

İlk olarak Kara Kabakları alaca soyup, içlerini çay kaşığı yardımıyla çıkararak dolmalık olacak şekilde hazırlıyoruz.

Daha sonra kuru soğanı minik yemeklik doğrayarak bir çay bardağı kadar zeytinyağda kavuruyoruz hafif pembeleşmeye başlayınca domates ve biber salçalarını ilave ederek bir iki dakika çeviriyoruz. Ardından yıkayıp süzdüğümüz pirinçleri ilave ederek karıştırıp bir çay bardağ kadar su ve tuz ilavesiyle ocağı kısıp kapağını kapatarark suyunu çekene kadar demlenmesini sağlıyoruz. Suyunu çekince ocaktan alarak baharatlarımızı, minik doğradığımız maydanoz ve taze soğanları ileve ederek karıştırıyoruz. Bu esnada yağını da kontrol ediyoruz. zira zeytinyağsı yerinde olan dolmalar daha lezzetli olur :)

Sonra minik kara kabaklarımızın içini hazırladığımız iç ile üzerinde biraz boşluk bırakarak doldurup üzerlerine domatesin kabuklu kısmı ile kapak yaparak tenceremize diziyoruz. Üzerine porselen bir tabak çevirerek dolmaların yarısına gelecek kadar sıcak su ilavesiyle kısık ateşte tenceremizin kapağı kapalı olarak pişmeye bırakıyoruz. 
Kabaklarımız ve pirinçlerimiz yumuşayınca dolmalarımız hazır demektir. Yanında güzel bir cacık ya da çoban salata ile nefis bir öğün olacaktır. 

Afiyetle...

 
 



3 Ağustos 2015 Pazartesi

Fırında Çömlek Yoğurdu Mayalama


Yenilen pehlivan güreşe doymazmış derler ya benimki de o hesap :)))
15 yaşımdan beri yoğurt mayalama konusunda verdiğim mücadeleyi bir ben bilirim bir de Allah :)))

İlk tarifimi bu konuda üstad rahmetli babannemden almıştım, '' guzum süde küccük parmağını batıracan parmağın yanmıycak, ılık olacak, sonra bi gaşşık yoğurdu az bi südünen karıştır  onu süde çal, üzerini kalın büyük bi sofra beziyne küccük battaniyeyle  ne sar sıcak bi kenara goy'' demişti :)))) dediği gibi  de yapmıştım...ilk deneme başarısız dedim moralimi bozmadım....:(  ama telef olan süte içim yanmadı da değildi hani :))) Rahmetli babanneme anlatınca ' guzum soğuk çalmışın, ıcık daha sıcak olsun'' demişti. Eeee ıcık sıcak yaptım o zaman da süt kesildi :( :))) 

Canım annem herseferinde ''olsun, bidahakine yaparsın'' diyodu :)))

Bu arada bu konu kafamı acayip kurcalıyordu... bu kadar basit birşeyi ben niye yapamıyorum diye :( arada birkaç gizli mayalamalarım da olmadı değil, hem telef olan sütü attığımı kimse görmesin diye hem de başarısızlığıma kimseleri şahit etmemek adına :))))
Yılmadım...her gördüğüm marifetli hanıma sordum, hepsinin tarifi babanneminkiye aynıydı...
Evlendim kayınvalideme , eltime, görümceme ... sordum onlarında tarif aynıydı... yaaa şu ''parmağı sokucan yakmıycak ılık olacak '' da neyin nesiydi bir türlü çözemedim :(

Bayaa bir ara vermiştim bu işe taa ki Tülin Hanımın sarıp sarmalamadan, fırında yoğurt mayalama tarifine kadar... meğer benim yoğurtlar sarılmak istemiyormuş, sıkılıyormuş, sorun ordaymış anladım :)))

Nasıl mı yaptım ?

1, 5kg sütü ( BİM lerde satılan paketli sütlerden kullandım ) çelik tencere ile ocağa aldım, kaynamaya başladıktan sonra 5 dak. daha kaynatıp ocaktan aldım. Bir kenarda soğumaya bıraktım.

Bu arada can alıcı noktaya gelmişti :))) Süte parmağımı batırdım, yakıyordu, olmaz dedim biraz daha bekledim, az sonra bir daha batırdım hafif yaktı tamam dedim şimdi ben bunu çömleğe aktarırken istediğim sıcaklığa ulaşır dedim. Sütü çömleğe boşalttım. Parmağımla tekrar baktım evet bu olmalıydı yakmayacak kadar sıcak ama sıcağa yakın ılık olacaktı :)) 

Bu aşamada evdeki yoğurttan tepeleme 1 tatlı kaşığı alıp mayalayacağım sütten azıcık ekleyerek incelttim ve çömlekteki sütümün üzerine ilave ederek bir iki kez karıştırıp, doğruca fırına koydum ( fırnı hiçbir şekilde çalıştırmıyoruz, önceden ısıtmıyoruz ) kapağını kapattım, yaklaşık 4 - 5 saat sonra yoğurdum mayalanmıştı hem de kalıp gibi :))

Sonra üzerine bir tabak kapatarak buzdolabına aldım, bir sürede orada bekleyince tadına doyum olmayacak bir yoğurt elde ettim.

Eşim de ben de bayıldık aldık çömleği önümüze kaşık kaşık yedik , bir oturuşta bitti... olsun yine yaparım :))

Şeytanın bacağını kırdım bir kere...

Ohhh artık rahat bir uyku uyuyabilirim, artık ben de yoğurt mayalayabilen bir ev hanımı olarak kariyerimin basamaklarına bir yenisini daha eklemiş bulunuyorum :))))


29 Mart 2015 Pazar

Sütlü Şehriye Çorbası


Bu nefis çorbayı Kur'an-ı Kerim kursumuzdaki zarif, temiz, titiz  ve güzel Münevver Abladan öğrendim :)
Çay molasında birbirimizle yemek tarifi paylaşırken, memleketi Isparta'nın  gülleri gibi güzel olan Münevver abla ''durun ben size bir tarif veriyim, benim kızlarım bu çorbayı çok sever, bir süre yapmasam anne hani o çorbadan yapmıyosun der, isterler''  diyerek çorbasını anlattı :) 
Doğrusu ben daha önce Sütlü Şehriye Çorbasını duymamıştım eve gelince hemen çorbayı yaptım, gerçekten de söylediği kadar varmış içimizi ısıtan yumuşak bir lezzeti var. 
Tam yuva ısıtan cinsten bir çorba :) hep söylüyorum ''evinizde ocağınız kaynasın, ocakta pişen sadece çorba değildir huzurdur , berekettir''
Buradan Münevver Ablacığıma bir kez daha teşekkür ediyorum :)

Malzemeler:
  • 1 çay bardağı şehriye ( ben arpa şehriye kullandım )
  • 1 çorba kaşığı un
  • 1 çorba kaşığı tereyağ
  • 1 çay bardağı süt
  • Tuz
Yapılışı:

İlk olarak arpa şehriyeyi tereyağda hafif rengi dönene kadar çeviriyoruz, ardından 1 çorba kaşığı un ilave ederek birlikte şehriyeler esmerleşene kadar kavuruyoruz. 

Daha sonra ilk olarak bir miktar soğuk su ekleyerek ( un topaklanmasın diye ) sonrasında sıcak su ilavesiyle kaynayana dek karıştırıyoruz. Kaynadıktan sonra kısık ateşte şehriyeler yumuşayana kadar pişiriyoruz. 

Şehriyeler yumuşaynıca 1 çay bardağı süt ekleyerek bir taşım kaynatıp ocaktan alıyoruz. Damak tadımıza göre tuz ekleyerek karıştırıyoruz.

Çorbamız hazır :) Ben çorbaların üzerine pul biber serpmeyi severim , buna da öyle yaptım, yanında bir dilim kepek ekmeği ve yeşilliklerle bir öğünümü tamamladım :)

Allah bereket versin, afiyetle :))




3 Mart 2015 Salı

Sebzeli Ekşili Köfte


''Kadın vardır çerden çöpten aş eder... kadın vardır pişmiş aşı taş eder. ''
Atalarımız ne güzel söylemiş...
Kendimi bildim bileli iktisatlı olmayı kendime huy edindim...Ben de çerden çöpten aş etme yolunda kariyerimin zirvesine doğru yol almaktayım :)))) 
Az malzemeyle bir tencere dolusu yemek çıkartabilirim ve bu yönümle gurur duyuyorum :)) 
Zaten bence maharet de orda.:))

Ben marketten kıyma alınca bir kısmını 150-200 gr. civarında minik yemeklik porsiyonlara bir kısmını da köfte, pide... vs lik olarak 250- 300 gr.lık  daha büyük porsiyonlara ayırır o şekilde derin dondurucuya koyarım. 
o gün yemek yapmak için çıkardığım minik porsiyonluk kıymamı son anda fikir değişikliği ile sebzeli ekşili köfte yapmaya karar verdim... nefis oldu.

Malzemeler:
  • 10- 12 adet arpacık soğan
  • 2 adet patates
  • 1 adet havuç 
  • 5 - 6diş sarımsak
Köftesi için :

* 200 gr kıyma *1 küçük soğan *1 çorba kaşığı köftelik bulgur *Tuz, karabiber, pul biber *Un ( üzerin için )

Ekşi sos için:
*1/2 limon suyu     *1 yumurta sarısı

Yapılışı:

Kıyma, rendelenmiş soğan, köftelik bulgur, tuz ve baharatlar yoğrularak köfte harcı hazırlanır ve bu harçtan minik misket şeklinde köfteler hazırlanır. Hazırlanan köfteler bir kaşık un serpilmiş bir tepsiye alınarak hertarafına un bulaşması sağanır.

Diğer tarafta soyulmuş arpacık soğan, sarımsak küp küp doğranmış patates ve havuç sıvıyağda hafif sotelenir. Üzerine yeteri miktarda su ilavesiyle pişmeye bırakılır. (Çorba gibi olacak )

15. dakika sonra haşlanmakta olan sebzelerimize köfteler ve tuz  ilave edilerek kısık ateşte pişmeye bırakılır.
Sebzeler yumuşayınca köftemiz de pişmiş demektir.

Yemeğimizi ocaktan almaya yakın yarım limon suyu ile 1 yumurtanın sarısı çırpılarak yavaş yavaş çorbamıza ilave edilir ve karıştırılarak bir taşım kaynatılıp ocaktan alınır.

Yanında bol yeşillik ve turp ile nefis gider.
Afiyet Olsun.







27 Şubat 2015 Cuma

Tavuklu Bulgur Pilavı


Bana göre bulgur pilavı olan bir sofra samimidir... sıcaktır.... bereketlidir. Gösterişten uzak, doğal ve sadedir.
Ben de geçtiğimiz gün eşim ve kendim için tam da dedğim gibi bir sofra hazırladım. Başrolde tavuklu bulgur pilavımız vardı, beraberinde de olmazsa olmaz kuru soğan :) ve turşumuz :)

Belki bunun tarifini verecek ne var diye düşünenleriniz olabilir....doğruluk payı da var... ama ben yeni evlenen genç kızlarımızı, ailesinden uzakta olup hergün yemek telaşı yaşayan öğrencileri ve yemek yapmayı yeni öğrenen takipçilerimi de düşünmek zorundayım :))) 

Malzemeler:
  • 2 adet tavuk but
  • 2 su bardağı pilavlık bulgur
  • Tereyağ ( ya da zeytinyağ )
  • Tuz
 Yapılışı:

Öncelikle tavuk butlarımız yıkanarak haşlanmaya bırakılır. ( Ben bu aşamada düdüklü tencereden faydalanıyorum. Düdüklü tencerede yaklaşık 20 dak. pişirdim. )

Tavuğumuz pişince ayrı bir tencerede tereyağ eritilir. Bulgur ilave edilerek hafif kavrulur. Üzerine tavuğu haşladığımız tavuk suyundan ve normal sıcak sudan yarı yarıya olacak şekilde bulgurların üzerini 2 parmak geçecek kadar eklenerek kapağı kapalı olarak kısık ateşte pişirilir.

Pilavımız da pişince derin bir kasenin tabanına kemiklerinden ayırıp didtiğimiz tavuk etleri, üzerine de bulgur pilavı konarak hafifçe bastırılır daha sonra geniş bir servis tabağına ters çevirerek servise sunulur.

Tavuklu pilavımızın yanında soğuk bir ayran yapmayı da ihmal etmeyin.

Afiyet Olsun.


25 Şubat 2015 Çarşamba

Tavuklu Kereviz Yemeği


Kışın yenebilecek en nefis yemektir Kereviz. 
Ta ki bu seneye kadar sıcak bir yemek olarak yenebileceğini hiç düşünmemiştim.. Sanırdım ki hep Zeytinyağlı soğuk tüketilir...  oysa ki ne kadar da yanılmışım :( tavuklu sıcacık yemeğini yapıp da ekmeğimizi bana bana yiyince içimiz ısındı... o gün bugündür Kereviz bizim evde sıcak yemek olarak tüketilir, genelde de tavuklu yaparım... ekşilice... :))

Hep derim ''ockalarınızda yemek pişsin... eviniz yemek koksun'':))  ... ocakta kaynayan sadece yemek değildir... huzurdur... berekettir... :)


Malzemeler:
  • Yarım kg tavuk baget ( derisiz. kemiksiz )
  • 4 adet orta boy kereviz
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 adet havuç
  • 2 adet kırmızı biber
  • 1/2 limon suyu
  • Zeytinyağ ( ya da tereyağ )
Yapılışı:

Tavuk etleri kuşbaşı doğranır ve suyunu salıp çekene kadar yetrli miktarda zeytinyağda sotelenir. ( Ben daima naturel sızma zeytinyağ kullanırım ama arzuya göre tereyağ d akullanılabilir ) 

Ardından yemeklik doğranmış kuru soğan ve minik küp şeklinde doğranmış havuçlar ilave edilerek soğanlar hafif pembeleşene dek kavrulur. Daha sonra kabuklarını soyup  küp küp doğradığımız kerevizler eklenerek limon suyu , tuz ve üzerini geçecek kadar sıcak su iavesiyle kısık ateşte pişmeye bırakılır.

Sebzelerimiz yumuşayınca yemeğimiz hazır demektir. 

En güzel yemek dinlenen yemektir. vaktiniz varsa yemeğinizi ocaktan alın ve bir kenarda kapağı kapalı olarak demlenmeye bırakın. 
Bir de kerevizlerinizin kararmadan sapsarı pişmesi için soyar soymaz limonlu suya bırakın, ayrıca kerevizleri tenceredeki karışıma ilave eder etmez yarım limon suyunu da beraberinde eklemeyi ihmal etmeyin.

Resimde de görüldüğü üzre yemeğimin yanında güzel bir yeşil salata var. Bizde böyle... :) 

Afiyet Olsun.



27 Ocak 2015 Salı

Arabaşı Çorbası


Bu çorbayı senelerrr önce görmüştüm de yiyememiştim :(  Konya'nın Ereğli ilçesinde, eniştemin memleketinde bir bayram günü ikram edilmişti zira Arabaşı Yozgat , Konya, Mersin dolaylarında vazgeçilmez ikramlık, hatta öyle ki hepsi 'bizim yöresel lezzetimiz' diyor. 
Yöresel olarak yanında muhallebi kıvamında bir hamurla beraber sunuluyor, yani bir tepsiye yayılmış muhallebi düşünün, tepsinin ortasında ise Arabaşı Çorası... tüm davetliler önce bir lokma hamrdan alıyor ardından kaşığı çorbaya daldırarak bir nefeste hamuru yutuyorlar :))))))) Ayyy ben anlatırken bile yoruldum, nefesim kesildi :)))))
Neyse ... o hali benim damak tadıma uymadı.... işte seneler sonra nereden aklıma geldiyse sadece çorbasını yapıyım dedim. Sizlere de özellikle tavsiye ederim. Son derece şifalı ve lezzetli bir çorba hatta bu çorbayı özellikle misafirleriniz için yapın derim.

Malzemeler:
  • 2 adet tavuk butu
  • 2 - 2,5 lt su
  • 1 adet kuru soğan
  • 5 - 6 diş sarımsak
  • 1 çorba kaşığı tereyağ ( tepeleme )
  • 1 çorba kaşığı un
  • 1 çorba kaşığı biber salçası
  • 1 çorba kaşığı domates salçası
  • 1 çorba kaşığı pul biber 
  • Tuz
Yapılışı:

Tavuk butu ( daha çok yapmak isterseniz bir bütün tavuk da kullanabilirsiniz ) temizlenip, yıkanarak düdüklü tencereye alınır ve 1 adet soyulmuş bütün kuru soğan, 5 - 6 diş ayıklanmış sarımsak, tuz ve yeteri kadar su ilavesiyle pişmeye bırakılır. ( Düdüklü tencereye göre pişme süresi değişiyor ben 25. dak pişirdim. )

Diğer tarafta derin bir tencerede 1 kaşık dolusu tereyağda  unumuz pembeleşene kadar kavrulur. Ardından domates ve biber salçaları ilave edilerek çiğ kokusu çıkana kadar sotelenir. Damak tadına göre pul biber ilave edilir. 
Haşlanan tavuğumuz tamamen pişince tavuk suyu tenceredeki salçalı karışımın üzerine süzülür ve 10 dak kadar kaynatılır, ardından haşlanmış tavuk derisinden sıyrılarak çok iri olmayan parçalar halinde didilir ve kaynamakta olan çorbamızın suyuna ilave edilir bir taşım kaynatılarak ocaktan alınır.

Nefis çorbamız hazır :) Limon eşliğinde bol yeşillikle ikram etmeyi ihmal etmeyin :)

Not: Tavuğumuz pişerken ilave ettiğimiz bütün kuru soğan ve sarımsak lezzetine lezzet katıyor. tavuk suyumuzu süzerek çorbamıza eklediğimiz için içinde soğan ve sarımsak görünmüyor, içiniz rahat olsun :)) ayrıca biz acı sevdiğimiz için ben ilave olarak bir kaçtane yazdan dondurucuya attığım kırmızı cin biberlerden de ilave ettim. 

Afiyetle...




4 Eylül 2014 Perşembe

Güveçte Zeytinyağlı Taze Fasulye


Toprak kapta ağır ağır pişen yemeğin tadı ayrı oluyor.
Herzaman etlisini, tavuklusunu yapardım taze fasulyenin güveçte... ama bu kez Ege usulü zeytinyağısını yapıyım dedim. Lezzeti de görüntüsü de bir başka olmuştu.
 

Malzemeler:
  • 1 kg taze fasulye
  • 1 adet kuru soğan
  • 2 adet domates
  • 5 - 6 diş sarımsak
  • Zeytinyağ
  • Tuz
Yapılışı:

Güvece sırasıyla yemeklik doğranmış kuru soğan, parmak parmak dilimlenmiş taze fasulye, ayıklanmış sarımsaklar( bütün olarak ) ve kabukları soyulup küp küp doğranmış domatesler kat kat dizilir en üzerine yeteri kadar tuz, 1 çay kşığı toz şeker ve 1 çay bardağı kadar zeytinyağ gezdirilerek üzeri aleminyum folyo ile kapatılarak ocağa alınarak kısık ateşte yaklaşık 2 saat kadar pişirilir. ( Pişirme süresi fasulyenin cinsine göre değişebilir )

Yanında cacık ile nefis gider benden söylemesi :)

Afiyet Olsun.







1 Haziran 2014 Pazar

Patates Yemeği


Tencere yemekleri ne de güzeldir...
Sanki ocakta kaynayan yemek değil de sıcaklıktır, samimiyettir, huzurdur...
Evlerimizi, ocaklarımızı yemeksiz bırakmayalım bereketi kaçar...

Hele de Patates Yemeği...
Her bütçeye uygun... her evde pişen.. doyurucu... missss gibi Anadolu kokan ne güzel bir yemektir.
Uzun zamandır pişirmiyordum. Geçenlerde sepetteki patatesleri fazla görünce salatasını yapmak niyetiyle mutfağa girdim ama sonra 'ne salatasıymış, şöyle sıcacık suluca yemeğini yapıyım da karnımız güzelce doysun' dedim :) Ne iyi yapmışım :) 

Malzemeler:
  • 5 adet patates
  • 1 adet kuru soğan
  • 150 gr kıyma
  • 2 adet kırmızı biber ( kapya )
  • 2 adet acı kırmızız cin biber
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 çorba kaşığı domates salçası
  • Zeytinyağ ( ya da tereyağ )
  • Tuz
Yapılışı:

Yemeklik doğranmış kuru soğan ve küp küp doğranmış kırmızı biber zeytinyağda kavrulur, pembeleşince kıyma ilave edilerek karıştıra karıştıra kavurmaya devam edilir. Ardından biber ve domates salçaları ilave edilerek biraz daha kavrulur.Daha sonra kabukları soyulup küp doğranmış patatesler eklenerek bir iki dakika karıştırılır ve kırmızı cin biber, tuz ve yeteri kadar sıcak su ilavesiyle kısık ateşte pişmeye bırakılır. Patateslerimiz yumuşayınca yemeğimiz hazırdır.

Bir de yanında bulgur pilavı ve ayran yaparsanız ve turşu ile ikram ederseniz sıcacık soframız hazır demektir :)

Afiyet Olsun.


19 Aralık 2013 Perşembe

Brüksel Lahanası Kebabı


Senelerdir bu Brüksel Lahanasını marketlerde görürüm de hiç almak aklıma gelmemişti. Aslına bakarsanız kötü bir huy ama yemek konusunda biraz tutucuyum :( alışık olmadığım lezzetleri sevmiycekmişim gibi geliyor ama çoğu zaman yanılıyorum zira brokoli, kereviz ve mantarda olduğu gibi :( 

İşte Brüksel lahanasını da eşim aldı :) 'bunlardan yap da yiyelim dedi' :) 'bununla ne olur ki haşlayıp zeytinyağda sotelesem mi' dedim :) 'hallet işte, sen yaparsın bişeyler' dedi :) 

Ben de yaptım yapacağımı :) Elin Brüksellilerinin lahanasını bizim Şanlı Urfamızın Kazan Kebabına uyarladım :) Muhteşem bişey oldu.... Özellikle ve şiddetle tavsiye ediyorum :)

Malzemeler:

  • 1 pkt Brüksel Lahanası ( 20-25 adet )
  • 200 gr kıyma
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • Tuz, karabiber, pul biber
  • 100 gr. tereyağ
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası ve sıcak su ( sosu için )
Yapılışı:

Brüksel Lahanaları temizlenir, varsa kötü yaprakları ayıklanır, sert sap kısımları kesilir ve ortadan ikiye kesilerek hazırlanır.

Diğer yandan kıyma, rendelenmiş kuru soğan, biber salçası ve arzu edilen miktarda tuz ve baharat ilavesiye ( ben pul biberi fazla kullandım ) yoğrularak köfte harcı hazırlanır. 

Ardından kestğimiz lahanacıkların aralarına ceviz büyüklüğünde köfte harcı yerleştirilerek tencereye dizilir. ( Benim lahanacıklar yetmeyince minik bir patates de kullandım :)


Üzerine tereyağ parçacıkları serpiştirilir. Ayrıca 1 tatlı kaşığı domates salçası 1 su bardağı kadar sıcak suda ezilerek sos hazırlanır ve lahanaların üzerinden gezdirilerek kısık ateşte pişirilir. ( Arada sıcak su ilavesi yapılabilir )

Lahanalar tamamen yumuşayınca ocaktan alınarak servise sunulur. Arzu ederseniz sarımsaklı yoğurt eşliğinde de güzel olacağını düşünüyorum. Bizim klasik tercihimiz kuru soğandır :)

Afiyet Olsun.



30 Ocak 2013 Çarşamba

Fırında Köfteli Pırasa


Fırın yemeklerine bayılıyorum. Kavurdu, çevirdi yok :)) Bütün malzemeleri kat, karıştır, sür fırına:) bu kadar basit. 
Yemeği yaparken baktık kokular nefis, eşim de yanlız yemeyelim ara da annemlere götürelim dedi :) Ben de öyle yaptım, annemler de pırasayı hep tencerede zeytinyağlı yaparlar yani böylesini hiç yememişlerdi onların da çok hoşuna gitti ailece yedik :) 
Eşim çok acıkmış olduğumuzdan  bir iyilik yaptım ve yemeğin pişmiş halini fotoğraflamadım :))))) aksi halde fenalık geçiriyor :))

Siz de yapın sevdiklerinizle paylaşın :)


Malzemeler:
  • 6 dal pırasa
  • 2 adet havuç
  • 1 adet kırmızı biber
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 adet patates 
  • Sıvıyağ
  • Tuz, kekik, pul biber
Köftesi için:
  • 200 gr. kıyma
  • 1 adet kuru soğan
  • 2 çorba kaşığı bayat ekmek içi
  • Kekik, pul biber, tuz, karabiber
Yapılışı:

İlk olarak kıyma, rendelenmiş soğan, bayat ekmek içi, tuz ve diğer baharatlar harmanlanarak yoğurulur ve köfte harcımız  hazırlanır. Hazırlanan karışımdan erik büyüklüğünde parçalar alınarak minik parmak şeklinde köfteler yapılır.

Daha sonra borcama ( ya da tepsiye ) pırasalar 1 cm verev olarak, havuç halka halka, patates ve kırmızı biber küp küp, kuru soğan yemeklik doğranır, üzerinden bir miktar sıvı yağ gezdirilir, tuz ve arzuya göre baharat ilavesiyle harmanlanarak tepsiye yayılır.

Sebzelerin aralarına yer yer minik köfteler yerleştirilip 1 çay fincanı sıcak su ilavesiyle borcamın üzeri aleminyum folyo ile kaplanarak önceden ısıtılmış 200 der. fırında ( yaklaşık 40 dak. ) pişirilir.

Yemeğimizi sıcak sıcak servise sunabiliriz.

Afiyet Olsun.







19 Eylül 2012 Çarşamba

Etli Kuru Fasulye

 
 
Anadolu sofralarının baştacı, Geleneksel Türk Mutfağının en özel yemeklerindendir Kuru Fasulye, Nohutla adı birlikte anılsa da benim içi yeri ayrıdır. Hele bir de yanında Pirinç pilavı,turşu ya da kuru soğan varsa değmeyin benim keyfime :)
 
 
Malzemeler:
  • 2 su bardağı kuru fasulye
  • 200 - 250 gr kuşbaşı et
  • 1 adet kuru soğan
  • 3 adet sivri biber
  • 1 tatlı kaşığı ( tepeleme ) biber salçası
  • 1 çorba kaşığı ( tepeleme ) domates salçası
  • 1 çorba kaşığı tereyağ
  • Sıvıyağ
  • Tuz, pul biber
Yapılışı:
 
Kuru fasulye bir gün öncesinden yıkanarak sıcak suda bekletilir ( bir gece ya da en az 8 saat beklemelidir )
 
Diğer tarafta kuşbaşı etler, tereyağ ve sıvıyağ karışımında suyunu salıp çekinceye kadar kavrulur ( eğer sert dana eti kullanıyorsanız biraz sıcak su ilavesiyle ön pişirme yapabilirsiniz ) Etler suyunu çekince yemeklik doğranmış kuru soğan ve küp doğranmış sivri biberler ilave edilerek soğanlar sararıncaya dek kavurulur daha sonra salçalar ve pul biber eklenerek hafif sotelenir. En son süzdüğümüz kuru fasulye ve  tuz ilave edilip yemeğin üzerini geçecek kadar sıcak su eklenerek pişmeye bırakılır.
 
Yemeğimizi pişirmek için düdüklü tencere zaman ve enerji tasarrufu açısından tercih edilmelidir. Ayrıca düdüklüde pişen yemek, pişerken kapağı sık açılmadığı için lezzetini içinde tutar ve daha güzel olur.
 
Yemeğimiz piştikten sonra zamanımız varsa yarım saat kadar dinlendirmek lezzetini artıracaktır ayrıca servise sunarken yanına Pirinç Pilavı yapmanızı ve varsa turşu eşliğinde sunmanızı tavsiye ederim :)
 
Afiyet Olsun.
 
 
 
 


Yoğurtlu Pazı Kavurması

 
 
Yoğurtlu Pazı benim en lezzetli kurtarıcı yemeğimdir, Özellikle kışın kavurur hazır bulundurmaya çalışırım ve bazen hazır kavrulmuş pazıyı gözleme yaparım bazen de böyle yoğurtlar yerim, çok hoşuma gider.
 
Aslında benim için başlı başına bir yemektir ancak bazen davet sofralarınızı tamamlayıcı bir ikramlık olarak da hazırlıyabilirsiniz.
 

Malzemeler:
  • 1 bağ pazı
  • 1 adet kuru soğan
  • Tuz, pul biber, kekik
  • Sıvıyağ
Üzeri için:

*1 kase yoğurt        *3- 4 diş sarımsak
*1 tatlı kaşığı toz kırmızı biber      *Sıvıyağ

Yapılışı:
 
Kuru soğan yemeklik doğranır ve sıvıyağda ( tercihen zeytinyağ ) sotelenir, soğanlar sararmaya başlayınca ayıklanıp yıkanarak birer santin kalınlığında doğranmış pazı yaprakları ( sap kısımları daha küçük doğranırsa daha iyiolur ) ilave edilerek ara sıra karıştırmak suretiyle kısık ateşte suyunu salıp çekinceye kadar kavrulur, pazılar suyunu çekip yumuşayınca tuz ve arzuya göre baharatlar ilave edilerek ocaktan alınır.
 
Pazı kavurmamaız hafif ılıyınca üzerine hazırladığımız sarımsaklı yoğurt ve en üste de yağda yakılmış toz kırmızı biber gezdirilerek servise sunulur.
 
Ben ve eşim bunun yanında kuru ya da taze soğanı çok yakıştırırız varsa köy yufkası eşliğinde de mükemmel oluyor benden söylemesi :)

Afiyet Olsun.

 


 


12 Haziran 2012 Salı

Kuru Domatesli Bulgurlu Semizotu Yemeği


Yazın en sevdiğim yemeklerindendir Semizotu, ekşi ekşi ve yanında bol sarımsaklı cacıkla nefis olur. Taze yaz dometesleriyle çok güzel olur ama ben kurutulmuş domatesin de yemeklere ayrı bir lezzet verdiğini düşündüğümden bu kez Kuru Domates de kullandım. Bir de böyle denemenizi özellikle tavsiye ederim.


Malzemeler:

* 1 bağ semizotu
* 1 adet kuru soğan
* 1 adet domates
* 1 kase kuru domates
* 1 kahve fincanı bulgur
* 1 tatlı kaşığı biber salçası
* 1 tatlı kaşığı domates salçası
* Zeytinyağ
* Tuz

Yapılışı:

Ayıklayıp yıkadığımız semizotunun iri ve kalın sapları minik minik kıyılarak bir kenara ayrılır, diğer kısımlar iri iri doğranır.

Kuru soğan yemeklik doğranarak zeytinyağda sarana kadar sotelenir. Ardından semiz otunun minik doğradığımız kalın sapları ileve edilerek bir ik kez çevrilir. Daha sonra salçalar ilave edilir, birlikte hafif kavrulunca, kuru dometesler eklenir üzerine kabuğu soyulup küçük küçük doğranmış domates ilave edilerek domatesler hafif suyunu salana kadar pişirilir. En son semizotunun iri dilimlediğimiz yaprak kısımlar ve tuz ilavesiyle karıştırılarak üzerini geçecek kadar da sıcak suyunu ekleyerek yemeğimiz kısık ateşte pişmeye bırakılır. Pişmesine 5 dak. kala 1 kahve fincanı bulgur serpilerek 5 dak. daha pişirilir ( bu aşamada gerekirse su ilevesi yapılmalıdır.)  ve ocaktan alınarak bir kenarda demlenmesi sağlanır.

Yemeğimizi servise sunacğımız zaman yanında bol sarımsaklı bir cacık tercih edilebilir.

Afiyet Olsun.



29 Mayıs 2012 Salı

Patlıcan Musakka


Ben sık sık dışarıda yemek yemeye pek sıcak bakmam, aslında evde uğraşmadan, hazır yemek de hiç fena olmuyor :) ama bu durum sıklaşırsa evin bereketi kaçar diye düşünenlerdenim:) Bu nedenle tencere yemeklerini çok severim. Ev yemekleri gibisi yok. Bol bol, temiz temiz ve ailece yenen bir kap ev yemeği hem karnımızı doyurur hem de yüreklerimizi :)
İşte bu düşüncelerle yaptım bu yemeği de :)
Az malzeme ile hem doyurucu hem de lezzetli bir yemek yapmak ve sevdiklerinize ikram etmek isterseniz Patlıcan Musakka size uygun bir tarif. Yanında güzel bir pirinç pilavı ve beraberinde cacık ile menümüz hazır :)

Malzemeler:
* 4 adet patlıcan
* 150 gr. kıyma
* 2 adet sivri biber
* 1 adet kuru soğan
* 2 adet domates
* 1 tatlı kaşığı domates salçası
* 1 tatlı kaşığı biber salçası
* Zeytinyağ
* Tuz, pul biber, kekik
Yapılışı:
Patlıcanlar alaca soyulur ve küp küp doğranarak sıvıyağda kızartılır. ( Ben artık ayçiçek yağını LezzetHaneme sokmamaya çalışıyorum, sağlıklı olduğunu bildiğim için Sızma Zeytinyağ kullanıyorum.) Kızartılan patlıcanlar yemeği pişireceğimiz tencereye alınır.
Diğer tarafta minik doğranmış kuru soğan zeytinyağda hafif saratılır, ardından kıyma ve minik doğranmış sivri biber eklenerek kavrulur ve salçaları ilave edilerek hafif sotelenir en son tuz, baharatlar ve yarım çay bardağı kadar su ilavesiyle karıştırılıp suyunu çekene kadar pişirilir.

Tencereye aldığımız kızarmış patlıcanların üzerine kıymalı harç yayılır ve en son üzerine kabuğu soyulmuş domatesler dilimlenir ve kısık ateşte kapağı kapalı olarak domatesler iyice yumuşayana kadar pişirilir.

Yemeğimiz pilav ve cacık eşliğinde sunulabilir.

Afiyet Olsun.
 

30 Mart 2012 Cuma

Etli Kabak & Patlıcan Dolması


Dolmaları çok severim, bereketli yemeklerdir; azıcık kıyma ve beraberindeki katıklarla bir tencere dolusu, mis gibi yemek olur. Hele ki etli dolmalar sofraların özel ikramlığıdır benim için. 
Benim de LezzetHanemde biraz kıymam, birkaç kabak ve patlıcanım vardı. Güneydoğu usulü, etli dolmalara bayılırım, işte öyle bol acılı, salçalı damak tadıma uygun bir dolma yaptım.

Malzemeler:
  • 5 adet kabak ( orta boy )
  • 4 adet patlıcan ( orta boy )
  • 200 gr. kıyma
  • 1 küçük su bardağı bulgur 
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1' er tatlı kaşığı kekik, kuru reyhan
  • 1 çorba kaşığı pulbiber
  • Bir tutam maydanoz ( isteğe bağlı )
  • 1 çorba kaşığı salça ( ayrıca üzeri için ) 
Yapılışı:

Kabakların dışı kazınır, patlıcanlar pijamalı soyulur ve ortadan ikiye kesilerek içleri kabak oyacağı ile temizlenir. 
Diğer tarafta kıyma , rendelenmiş soğan, yıkanmış bulgur, tuz ve diğer baharatlar ilave edilip yoğrularak   dolmamızın içi hazırlanır.

Hazırlanan iç kabak ve patlıcanların içine çok basmadan, üstlerinde biraz boşluk bırakılarak doldurulur, en üstlerine domatesten kapaklar yapılarak kapatılır ve tencereye kapak kısımları üste gelecek şekilde dizilir. 
Hepsi tamamlanınca üzerine porselen bir tabak kapatılarak 1 su bardağı sıcak suda ezilmiş salçalı su gezdirilir ve kaynayana kadar yüksek ateşte kaynamaya başladıktan sonra kısık ateşte ve kapağı kapalı olarak 45 dak. kadar pişirilir. ( Arasıra suyu kontrol edilerek ilave edilebilir )

Dolmalarımızı yoğurt ilavesiyle servise sunabiliriz.

Afiyet Olsun.

15 Aralık 2011 Perşembe

Taze Tarhana Çorbası


Soğuk kış günlerinde sofralarınızı ısıtacak sıcacık bir çorba istiyorsanız bu nefis çorbayı özellikle tavsiye ederim.
Tarhana, bilindiği gibi Anadolumuzun doğusundan batısına her yöresinde farklı yöntem ve malzemelerle yaz mevsiminden hazırlanan kışlık bir çorbalık. Ben şimdiye kadar kendim Tarhana hazırlamadım hep hazır geldi ya da hazır aldık:) Ancak bu sene tarhanasız kaldım :(  böyle durumlarda hep domates çorbasını tarhananın yerine yapardım ama tarhanada yoğurt da olduğunu düşünerek bu çorbayı keşfettim. Sanırım artık kışlık tarhana stoklamama gerek yok çünkü artık taptaze tarhana çorbamız var.  Eğer siz de tarhana sevenlerdenseniz denemelisiniz.

Malzemeler:
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 çay bardağı buğday ( aşurelik buğday )
  • 1 çorba kaşığı ( tepeleme ) un
  • 1 çorba kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • Sıvıyağ
  • Tuz
  • Kuru nane, pul biber, toz kırmızı biber ( üzeri için )
Yapılışı:

Un sıvıyağda hafif kavrularak çiğsi kokusu giderilir ardından salçalarımız ileve edilerek kavrulur. Daha sonra üzrine soğuk su ilave edilerek (topaklanmaması için ) çıpma teliyle karıştırılır. Bu arada bir bardak yoğurt soğuk su ilevesiyle ayran kıvamına getirilerek çorbaya ilave edilir ve bu karışım ocağa alınarak 1 çay bardağı aşurelik buğday eklenip çorbamızın kıvamını verecek kadar su ilave edilir  ve kaynayana kadar sürekli karıştırılır. Çorbamız kaynamaya başlayınca altı kısılır ve kısık ateşte buğdaylar yumuşayıncaya kadar pişirilir. ( Bu arada suyu kontrol edilerek eklenebilir.)

Çorbamız pişince üzerine yağda yakılmış kuru nane, pul biber ve toz kırmızı biber gezdirilerek servise sunulur. (Yağda yaklmış baharatlar ayrı ayrı kaselerin üzerine süslenebileceği gibi çorbamızı tamamına da ilave edilerek karışırılabilir.)

Bence Tarhana çorbası turşu ile iyi gider siz sevdiğiniz ikramlıklarla sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun.

7 Aralık 2011 Çarşamba

AŞURE


Aslına bakarsanız hazır aşureler çıktı çıkalı aşure yemek için ne Muharrem ayını bekliyoruz ne de Muharrem ayında evde aşure yapıyoruz. Alıştık hazıra ne zaman canımız çekse hazır toz karışımları pişirip afiyetle yiyoruz.
Ama bu sene güzellllceee aşuremi kendim yapıp , dağıtmak istedim. Pişirdim...süsledim...dağıtım... gerçekten insanın kendi yaptığı bir şeyi paylaşmanın verdiği haz bambaşka bir duygu. Bugün, hani kendi çapında küçük bir kazan aşure pişirmiş ve bunu paylaşmış olmanın verdiği huzur, mutluluk ve hazla uçuyorum :))
Malzemeler:
  • 3 su bardağı buğday
  • 1,5 su bardağı haşlanmış nohut
  • 1,5 su bardağı haşlanmış kuru fasulye
  • 1 su bardağı çekirdeksiz kuru üzüm
  • 1 çay bardağı kuş üzümü
  • 10 adet kuru kayısı
  • Toz şeker ( 1 kg kadar )
  • 2 çorba kaşığı susam
  • 2 çorba kaşığı gül suyu
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çorba kaşığı bal
  • 2 çubuk tarçın
  • 8 - 10 adet karanfil
  • 2 çorba kaşığı buğday nişastası
  • Kuru yemiş çeşitleri ( süslemek için )
  • Nar ( süslemek için )
  • Yeteri kadar su
Yapılışı:
Nohut ve kuru fasulye akşamdan ayrı ayrı sularda ıslatılır ve sabah yine ayrı ayrı sularda haşlanır. ( Daha önceden haşlayıp derin dondurucuda sakladığınız nohut ve fasulyeler de olur. ) Buğday büyük bir tencereye alınır beraberinde çubuk tarçın ve karanfiller atılarak bol su ile yavaş yavaş iyice yumuşayana kadar pişirilir. Buğdayların pişmesine yakın ayıklanıp yıkanmış üzümler ilave edilir. Ardından yine yıkanmış ve minik minik doğranmış kayısılar eklenir en son haşlanmış nohut ve kuru fasulye ilave edilerek çorba gibi olacak şekilde yeteri kadar suyu tamamlanarak şekeri eklenir. ( Bu aşamada damak tadı devreye girer tadına bakarak istediğiniz kadar şeker ilave edebilirsiniz. ben kesin bir ölçü veremiycem ama sanırım 1 kg kadar şeker kullandım. ) Daha sonra susam, bal ve gül suyu ilave edilerek karıştırılır. Bütün malzemeler istenilen kıvamda pişince 2 çorba kaşığı buğday nişastası 1 su bardağı soğuk suda ezilerek yavaş yavaş tencereye ilave edilir ve karıştırılarak bir taşım kaynatılıp ocaktan alınır.
( En son çubuk tarçını ve istersek karanfilleri tencereden çıkarmayı unutmayalım )
Sıcak sıcak kaselere paylaştırılır, bir süre ılıyıp üzeri kaymak tuttuktan sonra arzu edilen malzemelerle süslenerek sevdiklerimize ikram edilir.

Afiyet Olsun.

11 Ağustos 2011 Perşembe

Geleli Kebabı ( Tavuklu Geleli Kebabı )

Geleli Kebabı, Malatya'nın unutulmaya yüz tutmuş yemeklerinden biri, okkk eskilerde şehir merkezindeki lokantalarda aranan lezzetlerdenmiş ancak şimdilerde neredeyse adını bile bilen yok :(

Orjinalinde kuzu etiyle yapılan bir yemek ancak benim hazırda tavuk etim vardı. Benim yemeğimde 'Tavuklu Geleli Kebabı' oldu :)

Gazi Antep'in meşhur Ali Nazik Kebabını andırsa da farklı ve denenmesi gereken bir lezzet... ben denedim ve şimdiye kadar böyle bir lezzetten mahrum kaldığım için üzüldüm :(



Malzemeler:
  • 4 adet patlıcan
  • 1 adet tavuk göğsü
  • 2 adet sivri biber
  • 1 adet domates
  • 1 çorba kaşığı tereyağ
  • Sıvıyağ
  • Tuz

Yapılışı:

İlk olarak patlıcanlarımız közlenir.

Diğer taraftan tavuk eti kuşbaşı doğranır ve sıvıyağda kavrulur kızarmaya başlayınca parmak doğranmş sivribiberler ilave edilerek birlikte kızarana kadar pişirilir daha sonra kabukları soyularak minik doğranmış domates ilave edilerek domatesler suyunu çekinceye kadar pişirilir.

Közlenen patlıcanların kabuğu soyularak bıçakla kıyılır ve 1 çorba kaşığı tereyağ tavada eritilerek közlenmiş patlıcanlar ilave edilir ve çok az sotelenerek servis tabağının tabanına patlıcan yayılır. Üzerine tavuklu karışım yayılır ve tavada kalan sosu da üzerinden gezdirilerek servise sunulur.

Afiyet Olsun.




26 Temmuz 2011 Salı

Güveçte Et ( Güveçte Testi Kebabı )

Toprak kapta ağır ağır pişen yemeklerin lezzeti ayrı oluyor. Her ne kadar düdüklü tencereler işimizi kolaylaştırsa da güveçte pişen bir etin ya da yemeğin tadı başka.

Yozgat'ın Meşhur Testi kebabını hepimiz biliriz. Et çeşitli sebzelerle harmanlanıp testiye doldurulup fırında pişirilir.. sonra işin hem güzel hemde kötü yönü testi kırılarak lezzete kavuşulur... benim kırmaya kıyabileceğim bir testim olmadığından ve evde ocakta pişireceğim için yeni güvecimde pişirdim.


Malzemeler:


  • 1 kg kuşbaşı et ( ben dana eti kullandım )

  • 2 adet domates

  • 4 adet sivir biber

  • Tuz, kekik, pul biber

  • Sıvıyağ

  • Kibrit kutusu kadar kuyruk yağı ( şart değil )

Yapılışı:


Et çok iyi yıkandıktan sonra süzdürülerek derin bi kaba alınır, iri doğranmış domates ( kabukları soyulmadan ), parmak parmak doğranmış sivri biber, tuz ve diğer baharatlar ilave edilir, üzerinden çok az sıvı yağ gezdirilerek iyice harmanlanıp önceden ısıtılmış toprak kabımıza alınarak üzerinden minicik doğranmış kuyruk yağları serpiştirilir ve hava almayacak şekilde aleminmyum folyo ile kapatılarak kapağı kapatılır ve ocağın en küçük bölmesinde en kısık ateşte 2 saat pişirilir.


Arzuya göre yanında bulgur pilavı yapabilirsiniz, ayran eşliğinde servise sunulabilir.


Afiyet Olsun.


Yemeğimiz etin kendi suyu ve domatesin suyu ile pişecek su ilave edilmeyecek yemekpiştiğinde sulu bir yemek oluyor. Ayrıca güvecinizin kağaı yoksa aleminyum folyo ile kapladıktan sonra üzerine büyük bir tencere koyarak hava sızmasını önleyebilirsiniz.