23 Ekim 2013 Çarşamba

Kuru Milföy Tatlısı ( Çok Pratik Tatlı )


Sizlerle dünyanın ennnnnn pratik tatlısını paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum :)))

Bu tatlıyı ben uydurdum :)
Hani ennn pratik gözleme yapmıştım ya.... şimdi de onun tatlısını yaptım.

Nefis bişey... hastası olduk :) Hergün yapsam hergün yiycez yani o kadar :)

Malzemeler:
  • Milföy hamuru ( istenilen sayıda )
  • Sıvıyağ ( İstenmezse kullanılmayabilir )
  • 1 -2 çorba kaşığı pudra şekeri
Yapılışı:


Derin dondurucudan çıkarılarak bir süre çözdürülen milföy hamurları 2 üçgen parça olacak şekilde kesilir ve herbir parça, ısıtılmış teflon tavada, sıvıyağ ile hafif yağlanarak ( yağ sürülmeyedebilir ama ben hafif yağlıyorum ) önlü arkalı kısık ateşte pişirilir. 

Ocaktan alınarak ilk sıcaklığı geçen kızarmış milföylerin üzerine pudra şekeri serpilerek çay ya da kahve eşliğinde servise sunulur.  Bu kadar. :) 



Afiyet Olsun.




2 Ekim 2013 Çarşamba

Kahvaltılık Acılı Domates Sos


Bizim evde soslar, ezmeler, mezeler, salatalar favori yiyeceklerdir. 
Hani yemek yapmasam da bu tür şeyleri yapıp güzel bir yöresel ekmekle koysam sofraya siler süpürür kalkarız :)

Geçen akşam ( hatta gece diyebilirim ) ne yesem ki diye dolabı açınca domateslerin biraz fazlaca olduğunu, çürümeden birşeyler yapmam gerektiğini düşünüp kahvaltı için acılı bir domates sos yapıyım dedim :)

Malzemeler:
  • 5 adet domates
  • 5 -6 adet cin biber
  • 5 -6 diş sarımsak
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • Zeytinyağ
  • Tuz, pul biber, isot
Yapılışı:

Cin biberler parmak parmak dilimlenerek zeytinyağda hafif sotlenir. Ardından rendelenmiş domates, ezilmiş sarımsak ve biber salçası ilave edilerek suyunu salıp çekinceye kadar pişirilir.

En son tuz ve isteğe göre baharatlar ilave edilerek karıştırılıp ocaktan alınır ve soğuduktan sonra saklama kabında buzdolabına konabilir. Kahvaltıda soğuk olarak ikram edilebilir.( Tabii ki isterseniz sıcak da yiyebilirsiniz :) )

Not : Bu sos kahvaltıda ekmeğin üzerine sürüp yenebileceği gibi kızartmaların üzerine de çok yakışıyor. Ayrıca pişirir pişirmez sıcak olarak kavonoza doldurulup kapağı kapatılıp ters çevrilirerek kışlık konserve olarak da uzun süre saklanabilir.

Afiyet Olsun.



28 Eylül 2013 Cumartesi

Nohutlu Mantı Çorbası


İsterseniz çorba isterseniz yemek niyetine yenebilecek, hem doyurucu hem de lezzetli  sıcak bir lezzet arıyorsanız , buldunuz demektir :) 
Özellikle de misafiriniz gelecekse , şöyleee gösterişli ve geleneksel bir lezzetle başlangıç yapmak istiyorsanız mantıyı bu haliyle ikram etmenizi tavsiye ederim.

Bu çorba Adana'da 'Yüksük Çorbası' olarak bilinir ve özellikle düğünlerin olmazsa olmaz ikramıdır, benim memleketimde de ( Orta Anadolu ) nohutsuz olarak Mantı Çorbası şeklinde yapılır. Ben ikisini de çok severim.

Malzemeler:
  • 300 gr. mantı ( ben hazır Kayseri Mantısı aldım :) )
  • 1 su bardağı haşlanmış nohut
  • 1 lt tavuk suyu + normal su
  • 1 çorba kaşığı salça
  • Tuz, pul biber, kuru nane
  • Tereyağ
Yapılışı:

Tavuk suyu ve normal su derin bir tencereye alınarak yeteri kadar tuz ilavesiyle ( damak tadına göre ) kaynamaya bırakılır. Su kaynayınca mantılar ilave edilerek haşlanır. Mantılar yumuşayınca haşlanmış nohut ilave edilir. 

Diğer taraftan bir tavada tereyağ eritilir, salça ilave edilerek kavrulur, üzerine 1 çorba kaşığı kuru nane ve pul biber eklenerek nanenin mis kokusu çıkana kadar kavrularak ocaktan alınır ve sıcak sıcak kaynamakta olan mantılara ilave edilerek karıştırılır, birlikte 5 dak. daha kaynatılarak ocaktan alınır.


Afiyet olsun.



14 Eylül 2013 Cumartesi

Kol Böreği ( Babamın Böreği :)


Daha önceden de babamın çok güzel yemek yaptığından bahsetmiştim ---> burada :)  Kesinlikle söylüyorum ki babam,  bir çok bayandan çok daha lezzetli yemekler yapar :) Hatta sadece yemek değil tatlı ve hazır yufkadan börek de yapar ama öyle hobisine falan, ara sıra mutfağa giren erkeklerden değildir bu işi bayaaa ciddiye almış durumdadır :) 

Börek yaptığı zaman da ya bizi çağırırlar ya da tepsinin yarısı bize gelir :) Biz de kapışa kapışa yeriz çünkü o kadar güzel olur ki sanki elde açılmış gibi :)

Bu böreği de Ramazan ayında İftarda - sahurda yeriz diye getirmişti :)

Babamın tarifini sizler için paylaşıyorum :)

Malzemeler:
  • 4 adet yufka
  • 200 gr kıyma
  • 1 adet kuru soğan
  • Yarım demet maydonoz
  • Tuz, karabiber
  • Kekik, Pul biber
******************************
Yufkalara sürmek için :
  • 2 çorba kaşığı yoğurt
  • 1 adet yumurta
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 çay bardağı süt.

Yapılışı:

İk olarak sıvı yağda soğanımızı pembeleştirdikten sonra kıymamızı ilave ederek kavuruyor ve baharatlarla lezzetlendirerek iç malzememizi hazırlıyoruz.

Daha sonra hazır yufkalarımızı bütün olarak açıp süt, yoğurt, yumurta ve yağdan oluşan karışım ile sosladıktan sonra yufkayı enlemesine ortadan ikiye kesip düz olan kısmına iç malzememizden koyup her iki parçamızı da rulo şekllide sarıyoruz ve tepsinin ortasına ilk ruloyu gül şeklinde yerleştirip diğer yufkalara da aynı işlemi yaparak tepsiyi doldurana kadar etrafında çeviriyoruz.
En son üzerine yufkalara sürdüğümüz karışımdan arta kalanı sürüp çörek otu serperek 200 der. fırında kızarana kadar pişiriyoruz.
Çay ya da ayran eşliğinde servise sunabiliriz.


Afiyet Olsun.


18 Temmuz 2013 Perşembe

İstiridye Mantarlı Bulgur Pilavı


İstiridye mantarıyla tanıştığımdan beri çeşit çeşit yapıyorum, her biri ayrı güzel oluyor.Bu mantarım hoş aromasını, diğer mantarda olduğu gibi kararmamasını ve yumuşak lezzetini çok seviyorum. Bu kez bol baharatlı bulgur pilavını yaptım nefis oldu :) Tavsiye ederim.


Malzemeler:
  • 1/2 kg İstiridye Mantarı
  • 1,5 su bardağı iri pilavlık bulgur 
  • 1 adet kırmızı biber
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 çorba kaşığı salça
  • Zeytinyağ ( ya da tereyağ )
  • 1 çorba kaşığı kuru nane
  • 1 çorba kaşığı kekik
  • 1 çorba kaşığı pul biber
  • Tuz
Yapılışı:

İlk olarak yıkadığımız mantarları küp küp doğruyoruz ve yeteri miktarda yağ ile ( bulgur pilavına tereyağ daha çok yakışır ) suyunu salıp çekene kadar harlı ateşte pişiriyoruz. Mantar suyunu çekince yine küp doğranmış kırmızı biber ve soyulmuş minik bir kuru soğanı bütün olarak ilave ediyor ve hafif kavuruyoruz. Ardından salçamızı ekleyerek soteliyoruz ve en son bulgur, tuz ve diğer baharatlarımızı da ilave ederek karıştırıyor ve üzerini bir parmak geçecek kadar sıcak su ilavesiyle pişmeye bırakıyoruz.

Pilavımız pişince bir süre dinlendirdikten sonra ayran ya da cacık eşliğinde servise sunabiliriz.

Not: Ben hemen hemen yaptığım her bulgur pilavının ortasına bir tane küçük soğanın kabuğunu soyarak bütün olarak bırakırım, bu eşimin özel isteğidir, servis yaparken de o soğanı eşimin tabağına koyarım çok sever :)

Afiyet Olsun.



12 Temmuz 2013 Cuma

Erik Şerbeti


Komşumuz Kadriye Ablanın annesi Fatma Teyze, memleketindeki bahçesinden bana erik ve vişne göndermiş :) Aslında evde erik de vardı ama bahçeden yeni toplanmış misss gibi erikleri görünce bir de Hacı Fatma Teyzenin gönderdiğini duyunca çok sevindim :) 

Bir kısmın yedik ama tabii benim elime geçen bir şey başka birşeye dönüşmeden kolay kolay kurtulmaz :) Erikleri de şerbet yapmayı kafama koymuştum. ( Vişneler de buzlukta bekliyor onlarla da ilgili planlarım var :) Hemen mutfağa girdim ve kıpkırmızı, misss gibi, ev yapımı şerbet yaptım . Sıcak yaz gününde hele de Ramazanda ne güzel oldu :)

Malzemeler:
  • 1 kg erik ( yaklaşık )
  • 3 çay fincanı toz şeker 
  • 5 -6 adet karanfil
  • 2,5 - 3 lt. kadar su
Yapılışı:

İlk olarak erikleri gelişi güzel dilimledim ve çekirdekli kısımları da dahil olmak üzere derin bir tencereye alıp üzerine 1 çay fincanı toz şekeri serperek yaklaşık 1 saat beklettim ( bu şekilde meyvenin özü çıkıyor ) 

Süre sonunda üzerine 2,5 - 3 lt kadar soğuk suyu ilave ederek ocağa aldım ve önce harlı ateşte, kaynamaya başlayınca kısık ateşte eriklerin rengi çıkıp dağılmaya başlayana kadar kaynattım.

Daha sonra tel süzgeç yardımıyla süzerek diğer bir tencereye suyunu aktardım. ( Süzgecin üzerinde kalan posa kısmını tahta kaşıkla ezerek iyice suyunu bırakmasını sağladım )  Ardından Erik suyuna geri kalan 2 çay fincanı toz şekeri ve karanfil tanelerini de ilave ederek tekrar ocağa aldım ve yaklaşık 15 - 20 dak. daha kaynatarak ocaktan aldım. 

İyice soğuduktan sonra cam şişelere alarak buzdolabında soğuttum ve içtik :)) Birazını da annemlere gönderdim, bu güzel şerbetten onlar da içsin istedim:)

Komşumuz Kadriye ablaya ve annesi Fatma Teyzeye tekrar teşekkür ederim, ölmüşlerinin ruhuna gitsin.