1 Mayıs 2013 Çarşamba

Sulu Köfte ( Ekşili Köfte )


Küçükken en sevdiğim yemekleri sorsalar Mantı, Yaprak Sarması ve Sulu Köfte arasında bocalardım :) bir anda bu üç yemek gözümün önüne gelir ama bir türlü hangisini daha çok sevdiğime karar veremezdim :) Galiba hala öyle... :)
Aslında o günlerde bu yemeği çok zor sanardım ama hiç de öyle değilmiş ben özellikle kışın soğuk havalarda sık sık yaparım ekşili ekşili çok hoşumuza gider. Küçük bir tencere de annnemlere götürmeden içim hiç rahat etmez :) bilirim ki onlar da çok severler :)

Malzemeler:
  • 200 gr kıyma
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 adet yumurta
  • 2 çorba kaşığı bulgur
  • 2 çorba kaşığı un
  • Tuz, Karabiber
  • Pul biber
Terbiyesi için:
  • 1 çorba kaşığı tereyağ
  • 1 çorba kaşığı un
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1/2 limon suyu
Yapılışı:

İlk olarak köftelerimizi hazırlıyoruz. Soğanımızı rendeliyor ve köfte için gerekli olan diğer tüm malzemeleri karıştırıp iyice yoğurarak köftemizin harcını hazırlıyoruz. Sonra bu harçtan minik minik köfteler yapıyoruz ve unladığımız bir tepsiye köftelerimizi diziyoruz. 

Diğer tarafta 1,5 - 2 lt kadar suyu bir miktar tuz ilavesiyele ocağa alıyoruz. Su kaynamaya başlayınca köftelerimizi ilave ederek kısık ateşte 15 - 20 dak. kadar pişiriyoruz.

Köftemiz kaynarken küçük bir tavada 1 kaşık kadar yağ ile unumuzu hafifçe kavuruyoruz. Üzerine 1 su bardağı soğuk su ilave ederek ( un topaklanmasın diye ) karıştırıp yavaş yavaş kaynamakta olan köftelerin içine ilave edip karıştırıyoruz. 

Ayrıca ekşili olması için yarım limon suyu ve bir yumurta sarısını çırparak yine yavaş yavaş köftelerimize ilave ederek karıştırıp bir taşım kaynattıktan sonra ocaktan alıyoruz.

Yemeğimiz hazır :) artık kaselerimize paylaştırıp arzuya göre toz kırmızı biberli ve naneli yağ yakarak üzerlerine gezdirip servise sunabiliriz.

Afiyet Olsun.



17 Nisan 2013 Çarşamba

Pan Revani (ya da) Kolay Ekmek Kadayıfı


Hani eşimin doğum gününde minik pankekler yapmıştım ya... bugün de düşündüm pankek olur da pan revani neden olmasın ki dedim.... yaptım oldu :)

Ama bu kez porsiyonluk kekler değil de teflon tavada ekmek kadayıfı misali büyükçe yaptım sonra dilimleyerek sevdiklerime sundum herkesten tam not aldı benden söylemesi.

Galiba bu tatlı artık benim favorim çünkü çok pratik :)

Malzemeler:
  • 1 su bardağı süt
  • 1 adet yumurta
  • 4 çorba kaşığı un
  • 1 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 pkt vanilya
  • 1 pkt kabartma tozu
  • 1 çorba kaşığı sıvıyağ
Şerbet İçin: 

* 1,5 su bardağı su
* 1,5 su bardağı şeker
* 2- 3 damla limon suyu

Yapılışı:

İlk olarak şeker ve suyumuzu küçük bir tencereye alarak kaynatmaya bırakıyoruz. Fokurdamaya  başladıktan sonra kısık ateşte yaklaşık 20 dak. kaynatıyoruz. En son ocaktan alamaya yakın 2 - 3 dak. limon suyu sıkarak bir taşım kaynatıp ocaktan alıyoruz.

Şerbetimiz kaynarken biz diğer tarafta süt, yumurta, un ( ben tam buğday unu kullandım ), yağ, toz şeker, kabartma tozu ve vanilyayı  kalın boza kıvamında çırparak tabanı yağlanmış büyük boy teflon tavaya alıp ( ben balık tavamı kullandım ) çok kısık ateşte altı kızarana kadar pişiriyoruz. Daha sonra bir kapak yardımıyla çevirerek diğer tarafını da kısık ateşte pişirdikten sonra hazırladığımız şerbeti kekimizin ilk sıcaklığı geçtikten sonra yavaş yavaş şerbetimizi gezdiriyoruz.

Tatlımızı bir süre dinlendirip, şerbetini çektirdikten sonra dilimleyerek servise sunabiliriz.

Ben kıyılmıış ceviz serperek ikram ettim ama kaymak ve dondurma da çok yakışıyor haberiniz olsun.

Afiyetle...






12 Nisan 2013 Cuma

Umre Günlerimiz :)



Keşke ellerinizi gerçekten uzatabilseniz de Peygamber Efendimizin diyarı Medine'den getirdğimiz hurmalarımızdan  ve Kutlu Belde Mekke'den getirdiğimiz kutsal su Zemzemimizden içebilseniz :)

Herşey nasıl oldu, ne zaman karar verdik, nasıl da biranda kayıt yaptırıp Umreye gittik hala inanamıyorum. Hepsi hayalmiş gibi geliyor :)

Bir süredir eşimle Kabe özlemi yaşıyor, bir gün Kutsal Topraklara gitmenin hayalini kuruyorduk. Geçtiğimiz ay, bir anda Umreye gidip bu özlemimizi sonlandırmak için bir adım attık Yüce Allahımda nasip etti ve biz Kabe'ye gittik :) ( Hala inanamıyorum:) 

Neyi, nasıl anlatsam bilemiyorum. Daha kaydımızı bile yaptırmadan hemen koşa koşa gidip ihramlarımızı alışımızı mı:) ... Kabe'ye gitme heycanımızı mı... Kabe'yi ilk gördüğümüzdeki tarifi imkansız duygularımızı mı... Mekke ve Medine'de geçirdiğimiz ibadet ve huzur dolu 15 günü mü... Kabede tavaf yapabilmenin verdiği o müthiş duyguyu mu... Merve ve Safa tepelerinde Hacer Anamız misali yaptığımız Sa'ylarımı... Kabe'nin tam önünde, Makam-ı İbrahimde namaz kılmanın verdiği şaşkınlık, huzur ve şerefimi... Kutsal topraklarda ki ziyaretlerimiz esnasında gittiğimiz Cennetül Mualla ve Cennetül Baki Kabristanlarında yaşadığımız hüznü ve bizim ülkemizdeki şaşaalı mezarlıkları düşündüğümüzdeki utancı mı... Arafat'ta bulunmuş olabilmeyi mi... Müzdelifeyi mi... Uhud Şehitliğini ve sahabe efendilerimizi ve annelerimizi anmış olabilmeyi ve ruhlarına Fatiha okuma fırsatını yakalamamızı mı... Medine'de Peygamber Efendimizin mübarek mescidini ( Mescid-i Nebevi ) ve mübarek Ravza'sını ziyaret edebilmiş olmayı ve Dünyanın dört bir yanından gelen ırkı, rengi, giyimi ayrı ama kalpleri Allah diye çarpan müslümanlarla birlikte ibadete koşmayı mı...Kabe imamının arkasında namaz kılmış olmanın verdiği anlatılamayacak duyguyu mu... içtiğim her yudumda dua dua yudumladığım mübarek Zemzem suyunu mu.... hangisini anlatsam bilemiyorum. 

Açıkçası ben de hala şaşkınlık içindeyim :) Acaba bu yaşadıklarım gerçek miydi diye zaman zaman düşünüp sonra kendi kendime 'Gerçekti ' deyip gülümserken ve eşsiz huzuru yaşarken buluyorum kendimi. Anlatacak çok şey var ama asla anlatılamayacak kadar tarifi imkansız duygular.

Tek bir diyeceğim var o da 'İnşallah hepinize bir gün Kutsal Topraklara gitmek nasip olur  Amin'.

( Resimlerin üzerine tık'layarak büyük hallerini görebilirsiniz )

Peygamber Efendimiz'in Doğduğu Ev - Mekke


Kabe-i Muazzama - Mekke



 


 Cennet-ül Mualla Kabristanlığı - Mekke 


Arafat Tepesi - Mekke



Müzdelife - Mekke


Kabe'nin çevresi - Mekke



 Kabe'nin yukarı mescidler bölümünden görüntüsü



Hz. İbrahim Makamı ( Makam-ı İbrahim )

Tavafın başladığı Hacer-ül Esved taşı


Hurma Bahçesinde hurmalar :) - Medine


Uhed Şehitliğ - Uhud Dağı




Mescid-i Nebevi - Medine


Namaz vakitlerinde ibadet koşan insanlar



Taze hurma :)


Cennet-ül Baki Kabristanlığı - Medine :(




İnşallah Yüce Allah'ım bizim Umre Haccımızı kabul eder ve tekrar tekrar Kutsal Topraklara gitmeyi nasip eder ( Amin ) Ben şimdiden Oraları çok özledim bile :(



31 Ocak 2013 Perşembe

Pratik Çiğ Köfte ( Mutfak Robotunda )


Artık çiğ köfte yaptırmak için erkek gücüne gerek yok :)) mutfak robotları bu işi görüyor hem de fazlasıyla  :)) resmen çiğ köftenin canını okuyor :) 

Kısır yapmak için köftelik bulguru ıslattığımda aslında bulgurun çiğ köfteye daha uygun olacağını düşündüm ama hiç de çiğ köfte yoğuracak halim yoktu. Bir anda mutfak robotunda hamur yoğruluyo da çiğ köfte niye olmasın dedim ve yaptım oldu hem de çok güzel oldu.

Özellikle ve şiddetle tavsiye ederim.

Malzemeler:

  • 2 su bardağı köftelik bulgur
  • 2  kuru soğan
  • 1 baş sarımsak
  • Yarım demet maydonoz
  • 1 çorba kaşığı biber salçası
  • 2 çorba kaşığı dom. salçası
  • 1 çorba kaşığı pul biber
  • 1çorba kaşığı isot (Urfa biberi )
  • 1 çorba kaşığı kekik
  • 1 çay kaşığı çemen tozu
  • 1 çorba kaşığı sumak
  • 3 - 4 çorba kaşığı nar ekşisi
  • 1/2 limon suyu
  • 1 çay bardağına yakın zeytinyağ
  • Tuz, Karabiber
Yapılışı:

İnce, köftelik bulgur üzerini geçmeyecek kadar sıcak su ile ıslatılarak 5- 10 dak. şişmesi için bekletilir.

Diğer tarafta kuru soğan  ve sarımsak robottan çekilir. Üzerine yumuşatılmış bulgur, salçalarımız, tuz ve baharatlar ilave edilerek soğanla birlikte robottan geçirilir. İstenilen kıvama gelince ince kıyılmış maydonoz ve arzuya göre minik minik doğranmış taze soğan, zeytinyağ, nar ekşisi ve limon suyu ilavesiyle yoğrulur. 
Köfte harcından ceviz büyüklüğünde parçalar alınarak avuç içinde sıkmak suretiyle köfteler hazırlanır.

Çiğ köfte marul, maydonoz ve özellikle de ayran olmadan olmaz, benden hatırlatması :)

Afiyet Olsun.


30 Ocak 2013 Çarşamba

Fırında Köfteli Pırasa


Fırın yemeklerine bayılıyorum. Kavurdu, çevirdi yok :)) Bütün malzemeleri kat, karıştır, sür fırına:) bu kadar basit. 
Yemeği yaparken baktık kokular nefis, eşim de yanlız yemeyelim ara da annemlere götürelim dedi :) Ben de öyle yaptım, annemler de pırasayı hep tencerede zeytinyağlı yaparlar yani böylesini hiç yememişlerdi onların da çok hoşuna gitti ailece yedik :) 
Eşim çok acıkmış olduğumuzdan  bir iyilik yaptım ve yemeğin pişmiş halini fotoğraflamadım :))))) aksi halde fenalık geçiriyor :))

Siz de yapın sevdiklerinizle paylaşın :)


Malzemeler:
  • 6 dal pırasa
  • 2 adet havuç
  • 1 adet kırmızı biber
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 adet patates 
  • Sıvıyağ
  • Tuz, kekik, pul biber
Köftesi için:
  • 200 gr. kıyma
  • 1 adet kuru soğan
  • 2 çorba kaşığı bayat ekmek içi
  • Kekik, pul biber, tuz, karabiber
Yapılışı:

İlk olarak kıyma, rendelenmiş soğan, bayat ekmek içi, tuz ve diğer baharatlar harmanlanarak yoğurulur ve köfte harcımız  hazırlanır. Hazırlanan karışımdan erik büyüklüğünde parçalar alınarak minik parmak şeklinde köfteler yapılır.

Daha sonra borcama ( ya da tepsiye ) pırasalar 1 cm verev olarak, havuç halka halka, patates ve kırmızı biber küp küp, kuru soğan yemeklik doğranır, üzerinden bir miktar sıvı yağ gezdirilir, tuz ve arzuya göre baharat ilavesiyle harmanlanarak tepsiye yayılır.

Sebzelerin aralarına yer yer minik köfteler yerleştirilip 1 çay fincanı sıcak su ilavesiyle borcamın üzeri aleminyum folyo ile kaplanarak önceden ısıtılmış 200 der. fırında ( yaklaşık 40 dak. ) pişirilir.

Yemeğimizi sıcak sıcak servise sunabiliriz.

Afiyet Olsun.







29 Ocak 2013 Salı

Köfteli Karnıbahar


Nihayet evime, yerime, yurduma kavuştum :)) 
Uzunca bir süredir Ankara'dan evimden, ailemden uzakta Malatya'da yaşıyorduk, Anadolu'nun bu güzel şehrinde, 'kayısı diyarında' çok güzel günlerimiz geçti , yeni yerler, yeni insanlar, yeni kültürler tanımak çok güzelmiş, bizim için farklı bir deneyimdi :)  
Ama bir o kadar da gurbet ve özlem dolu günlerimiz oldu. 
Böyle zamanlarda bizi Malatya'nın yemyeşil mesire alanları, ara sıra kaçtığımız Karakaya Baraj kenarı, Kömürhan Kavurmacısı , şehir merkezindeki büyük parkları ve oralarda yediğimiz gözlemeleri, tadına doyamadığımız yağlı katmerleri, mahalle fırınlarından aldığımız sıcacık pideleri ve tepsi yemekleri, bol ve ucuz pazarları, adım başı rastladığımız halka tatlıcıları, Sürgü'de yediğimiz alabalıkları, istediğimiz anda fırına gönderip afiyetle yediğimiz köz patlıcanları, çarliston biberleri ve tabiiii ki kayısısı teselli etti :))))

Ankara'ya yerleşme ve tekrar adaptasyon süreci ve beraberinde gelen soğuk algınlığı döneminden sonra artık yavaş yavaş yemek yapmaya başladım :) Şimdiye kadar annemlerden ya da hazır yemeklerden otlanıyoduk :)  ama artık kendi ev yemeklerimi yapıcam inşallah :)

Malzemeler:
  • 1 küçük boy karnıbahar
  • 1 adet kuru soğan
  • 2 adet kırmızı biber
  • 1 çorba kaşığı salça
  • Tuz
  • Sıvıyağ
Köftesi için malzemeler:
  • 200 gr kıyma
  • 1 adet kuru soğan 
  • Tuz, karabiber, pul biber
  • 2 çorba kaşığı ekmek içi 
Yapılışı:

İlk olarak kıyma, rendelenmiş soğan, bayat ekmek içi, tuz ve diğer baharatlar harmanlanarak yoğurulur ve köfte harcımız  hazırlanır. Hazırlanan karışımdan minik misket köfteler yapılır.

Daha sonra yemeği pişireceğimiz tencerede, bir miktar sıvıyağ ile köfteler kızartılır ardından minik doğranmış kuru soğan ve ince kıyılmış kırmızı biberler ilave edilerek birlikte sotelenir sonra 1 çorba kaşığı salça ilave edilerek karıştırılır ve en son çiçek çiçek ayrılmış karnıbahar, tuz ve yemeğin üzerini örtecek kadar sıcak su ilavesiyle pişmeye bırakılır. 

Karnıbaharlar yumuşayınca yemeğimiz hazır demektir. Yemeğimizin üzerini kıyılmış maydonoz ile süsleyerek servise sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun.